CEVAPSIZ KALAN SORULARINA CEVAP İSTEYEN 5393’LÜLER

Sayın Nazlı ILICAK, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Sayın Özer KONTOĞLU ile yazışmalarınızı köşenize koymuşsunuz, size öncelikle teşekkür etmek isteriz. Fakat 5393 Belediye kanununun 49. maddesi gereğince çalışan bizler, tam anlamı ile ifade edilemediğimizi, sayın müsteşarlarımızınsa bu konuya tam anlamıyla vakıf olmadıklarını üzülerek görmekteyiz.
CEVAPSIZ KALAN SORULARINA CEVAP İSTEYEN 5393’LÜLER

Sayın Nazlı ILICAK, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Sayın Özer KONTOĞLU ile yazışmalarınızı köşenize koymuşsunuz, size öncelikle teşekkür etmek isteriz. Fakat 5393 Belediye kanununun 49. maddesi gereğince çalışan bizler, tam anlamı ile ifade edilemediğimizi, sayın müsteşarlarımızınsa bu konuya tam anlamıyla vakıf olmadıklarını üzülerek görmekteyiz.

Sayın Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Özer KONTOĞLU’na aktarmış olduğunuz kadro talebine, KONTOĞLU’ nun verdiği cevap yeterli olmamakla birlikte doğruda değildir. Öncelikle bizler ile ilgili bir genelleme yapılarak, kadroya alınamayacağımız yargısının öne çıkartılması hususunu, 4 Haziran’da 632 Sayılı KHK ile kapsam dışı bırakılmış ve açıkça mağdur edilmiş bizler, kınıyoruz. Bilindiği gibi 632 sayılı KHK ile 205.000 Sözleşmeli Personel işe ilk giriş şartlarına bakılmaksızın, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 4/a kapsamına alınmıştır. Kadroya alınan; gerek 4294’e tabi sağlık çalışanları, gerekse mevcut KHK ile 4/b li değerlendiren personelin çoğu işe ilk girişlerinde KPSS ile atanmamış olup, bizler ile aynı şartlara işe başlamışlardır. Örneğin; 4294’e tabi personelin çoğu, 4/b kapsamındaki Tarım Danışmanları, Vekil imamlar, 5393’e tabi iken kapanan belde belediyelerinden diğer kurumlara geçiş yapan bizler gibi 4/b li personeller, Hepsi kadro aldılar. Bizler ise Mağdur edildik.

4/b li kadrolara düşük KPSS puanları ile tercih yapılırken Bizlere Devlet Personel Başkanlığı’nca; 5393’lüler 4/b’ lidir. Aynı yıl içinde ikinci bir kurumda sözleşme imzalanamayacağından bu kadrolara başvuramazsınız cevabı verilmiştir. Şimdi o insanlar düşük KPSS puanları ile kadrolu bizler ise mağduruz.

5393 belediye kanununun 49. maddesine göre çalışan bizlerin, Kanuni düzenleme gereği KPSS şartı aranmaksızın istihdam edilmesi ise, yine kanunlar ile düzenlenmiş bir şart olup, bizim tercihimiz değildir. Şimdi Yürürlülükte olan şartları ve koşulları Devlet tarafından belirlenmiş bir kanunun, suçlusu bizler gibi gösterilmeye çalışılıyoruz.

Ayrıca seçim öncesi, konu ile ilgili değerlendirme yapan Sayın Başbakanımız CNNTÜRK ekranlarından; “Belediyede ve KİT’lerde çalışan 108.000 çalışan için bir düzenleme yapılarak kadrolu olacağını ve meclis açılır açılmaz bu konunun süratle çözüme kavuşacağı… ” değerlendirmesini yapmıştır. Konu Başbakanlık Müsteşarı Efkan ALA’ya iletilmiş ve konunun çözümü için Sayın Başbakanımız talimat vermişlerdir. Ayrıca Sayın Maliye Bakanımız Mehmet ŞiMŞEK dahi, konu ile ilgili değerlendirme yaparken, konunun tüm Bakanlar Kurulu ile değerlendirilmesi gerektiğini bu nedenle kişisel yorum yapmanın yetkisi dışında olduğunu belirtmiştir. Daha iki hafta önce Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa ELİTAŞ twitter dan; “5393’lüler ile ilgili bir çalışma yapılmaktadır. Ancak detaylarına vakıf değilim.” demiştir.

Şimdi Bizler; Başbakanımızın sözü var ve birçok Siyaset Adamı ve Hükümet Yetkilisinin konu ile ilgili haklı mücadelemizi görmekte iken, Sayın Müsteşar Yardımcısının değerlendirmesi ile, mağduriyetimizin hala giderilmesi ile ilgili Bürokratlar’ın gözlerini kapadığını, üzülerek görmekteyiz.

Benzer sıkıntıları yaşayan birçok işçi ve memur için; geçmişte onlarca örneği olduğu gibi, özlük haklarının iyileştirildiğini, kadrolu pozisyonlara asaleten atandıklarını biliyoruz. Konu bizler olunca, herkesin bizlere saldırmasını ve sanki bu istihdam şeklini bizler çıkarmışçasına bizleri suçlu ilan etmelerini anlayamıyoruz. 5393’e tabi özlük hakları ile 4/b li olan 16.500 Sözleşmeli Personel ne olacak? Sene sonu geldiğinde kapı önüne mi konulacak? Siyasi iktidar değişikliklerinden etkilenerek, düzenli bir hayat sürmemeleri mi isteniyor? Bu konunun çözümü, bize söz veren İktidarımızın boynunun borcudur.

Bizler iş deneyimi olan, konusunda uzman,Teknik Personelleriz ve yürürlülükte olan Kanunlara göre istihdam ediliyoruz. Altı aylık performanslar ile yöneticileri tarafından değerlendirilen, yetkinliğini ispat etmiş, kalifiye elemanlarız. Ortalama Altı yıldır Kamu Personeli statüsünde isithdam ediliyoruz. Bürokratlar’ımızın yeni memur olacaklarda aranan şartlara göre değerlendirme yapması ve sanki bizlerden işe alıken KPSS istenmemsini ön koşul koyması adaletsizliktir.

Başbakanımız; “Tüm Sözleşmeliler, ayrım yapılmaksızın kadrolu olacak.” demiştir. Anayasamızın “eşitlik” ilkesi gereği mağduriyetimizin giderilmesini ve bu konuda çalışma barışının sağlanmasını istiyoruz.

Sayın Bürokratlar’ımıza bizlerinde sormak istediği belli nitelikli sorularımız olacaktır. Bu sorularımızı Sayın Bürokratlar’ımızın cevaplamasını istiyoruz.

* KPSS puanı ile iş tecrübesi ve iş deneyimi ölçülebilmekte midir? Teknik bir personelin, KPSS Sınavı ile; teknik bilgisi ve kullandığı birçok program hakkında bilgi sahibi olunabiliniyor mu?

* KPSS puanı ile merkezi atama göz önünde bulundurulmadan vekil imamların, Diyanet Başkanlığı’nca belirlenen çok düşük puanlar ile 2005 ve 2010 yıllarında 4/b’ye veya kadroya geçirilmesinde merkezi atama neden dikkate alınmamıştır? İstenilen sınava girmiş olma şartı formaliteden başka nedir?

* 4294 lü Sağlık Çalışanlarının çoğu KPSS Merkezi atama olmadan işe başlamıştır. Daha önceden 4/b kadrosuna geçirilen Vekil İmamlar, Tarım Danışmaları KPSS Merkezi atama olmadan 4/b li olmuştur. Hatta bizim aramızda belde belediyesinden 4b ye geçip kadro almış kişiler mevcuttur. Bu kişiler kadroya geçirilirken KPSS şartı aranmazken 5393 belediye kanununun 49.maddesi gereğince çalışan sözleşmelilerden KPSS şartı neden aranmaktadır?

* 4 Haziranda 632 KHK ile kadroya geçirilen sözleşmeli personelin tamamı için işe ilk giriş şartları nelerdir? Hepsi KPSS ile Merkezi atama ile mi 4 /b li olmuştur? Değilse 5393 e tabi Belediye Sözleşmelileri neden kapsam dışı bırakılmıştır? Anayasanın eşitlik İlkesine neden uyulmamıştır?

* 5393 belediye kanununun 49. maddesince sözleşmeli çalışan personel KPSS’ye girip 4/b li kadrolara atanmak istediğinde, 4/b’li olduğu gerekçe gösterilerek ataması yapılamayan sözleşmeliler ile ilgili mahkeme kararları, bizlerin devlet tarafından 4/b’li olduğumuzun göstergesi ve ispatı değilmidir?

* Geçmiş yıllarda 4294 lüler 4/b li olmadan 632 KHK de özellikle bu kanunla istihdam edilenler belirtilerek direk 4/a kadrosuna geçmişlerdir. Yani 4/a ya geçmek için önce 4/b li olmak gerekmemektedir. KHK’ de yapılacak küçük bir değişiklikle 5393 belediye kanununun 49. maddesine göre çalışanlarda kadroya geçirilebilinirimiydi? Anayasamızın “eşitlik” ilkesine aykırı davranılmasının arkasındaki sebepler nelerdir?

* 5393 Belediye kanununun 49. maddesi gereğince sözleşmeli çalışan personel iş hayatı boyunca 4/b’li olarak kendilerini bilmişlerdir, Devlet Personel Başkanlığı tarafından 4/b li oldukları taraflarına bildirilmiştir. 4 Haziran ‘da çıkan KHK sonrasında dolaylı olarak kadro sevincini yaşamışlar, fakat sonradan yapılan açıklamalarla kapsam dışı kaldıklarını öğrenmişlerdir. 5393 Belediye kanununun 49. maddesi gereğince çalışan personel 4/b li değilsek hangi kapsamdayız diye sormaktadırlar. Çünkü 5393 lü diye bir istihdam şekli yoktur. 4294 Personel İstihdam Kanunu iken 5393 Belediyenin çalışma usul ve esaslarını düzenleyen bir konundur. Yani 5393 bir Personel Kanunu değildir. 5393 Belediyenin çalışma ve usullerini düzenleyen kanunun, Personel İstihdam kanunu gibi gösterilmek istenmesinin ardındaki siyasi nedenler nelerdir? Dayanağı nedir?

Sayın Bürokratlar’ımızdan bu sorularımızın cevabını duymak istiyoruz. Nazlı hanım, yazmış olduğum yazının tamamını köşenizde olduğu gibi paylaşırsanız seviniriz…

5393 belediye kanununun 49. maddesi gereğince çalışan bizler Başbakanımızın vermiş olduğu sözü tutacağına da inancımız tamdır.

5393’lü Sözleşmeli Personel Kadro Hakkını İstiyor adına yazmış olduğum yazımızı paylaşmanız dileği ile teşekkürler…

Ekleyen: DEREM26
Sizden Gelenler
Düşük
 
Yüksek Toplam 27 oy
kral tarafından; 17-09-2011 16:48 tarihinde yazıldı...
 
Arkadaşlar hükümet şuan bizi 4/b li görmüyor ve kadroya geçilmesi ile ilgili bir çalışmasıda şu an yokmuş...İsteyen ilgili bakanlıklardan bilgi edinebilir..Bana ilgili bakanlıktan gelen mail böyle...Yani biz belediyedeki sözleşmeli personeller artık Başbakanın takdirine kaldık..İsterse kanun çıkar..Ama bu konuda bizim ve sendikalarımızın konuyu sürekli kamuoyu önüne sürmemiz gerekli...Yoksa tarih olup gidecezz....Şunun şurasında 12 aya ne kaldı...Sözleşmem yenilenmezzse işsizim....Bu arada seçim öncesi 4-b ve 4-c lilere kadro sözü veren diğer parti liderleri şimdi neredeler acaba??
Misafir tarafından; 16-09-2011 11:49 tarihinde yazıldı...
 
kardeşimizin yazdığı yazı gerçekten çok güzel.aynen katılıyorum.inşallah sayın başbakanımız bizlerin sesine de söz verdiği gibi sözünde durur.duracağınada inanıyorum.konuyu inşallah sendikalar bizler bürokratlar sıcak tutar
Misafir tarafından; 07-09-2011 22:46 tarihinde yazıldı...
 
Her seçim dönemi meydanlardan sözler verilir halkıma Pandora’nın Kutusunda ki umut aşılanır yüreklere. Bu umutlar yaşatır zaten insanı, bu umutlar dik durdurur yaşanılan onca acıya, hukuksuzluğa…

Bir feryattır kopup gidiyor, dostlar arasında

Milyonlarca liralık ihaleler hazırlayan, yazan, çizen… On binlerce Mühendis, Mimar, Tekniker… Avukat’ın feryadı yankılanıyor kulaklarımda.

DUYUYOR MUSUN?

Milyonlarca liranın altına imza atabilmek bir siyasi görüşün el değiştirmesiyle işsiz kalabilmek. Hak, hukuk, izan bunun neresinde?

Kimlerden mi söz ediyorum?

5393 Sayılı Belediye Kanunu’ nun 49. Maddesine göre Kadro bekleyen,

İşini kaybetme korkusuyla yatağına giren, haksızlığa uğrayan, horlanan, dışlanan, psikolojisi bozulmuş on binlerden bahsediyorum

Başbakanımızın söz verdiği, Katıldığı TV programlarında onlara umut aşıladığı teknik personelden, yani;

SÖZLEŞMELİ PERSONELDEN

Düşünün bir kere;

Müteahhitle uğraşan bir meclis üyesinin dosyası Fen İşlerinin İmar Müdürlüğünde çalışan Bu sözleşmeli Personelimizin önüne gelse, O arkadaş ne yapmalı sizce?

Önüne koyulan dosyaya hangi gözle bakmalı?

Kendinin kaderini belirleyecek Meclis üyesinin gözünden mi, yoksa hakkın, hukukun gözünden mi?

Bu olay çok ama çok elzem …

Hem sözleşmeli Personelin hem de Vergilerimizin geleceği birkaç dudaktan çıkacak sözlere teslim edilemez, daha doğrusu edilmemeli. Bu devran böyle gitmemeli…

Sayın Başbakan Sözleşmeli Personelimize söz verdi. Bu işi seçimden önce veya seçimden sonra halledeceğine dair.

Şimdi O Personel, o sözün karşılığını bekliyor, Sayın Başbakan.

“Söz Uçar, Yazı Kalır” derler.

Şimdi soruyorum Söz uçacak mı yoksa, Bunca Teknik Personelin hakkı Yiğide mi teslim edilecek?

Malumunuz, Başbakan şiirler okudu bunca yıl meydanlarda sırf bir şiir yüzünden atılmadı mı demir parmaklıklar arkasına.

Şimdi Sözleşmeli Personeliniz bir şiirdir tutturmuş ben vesile olayım, şiiri size aktarayım. Belli mi olur Sayın Başbakan bir gün gelir bu şiiri de okursunuz meydanlarda

Sen hiç korktun mu, aşsız kalmaktan

Korktun mu hakkın önünde boynu bükük olmaktan

Milyonlarca Liralık Projelerin altına imza atıp,

bir sözle derdest olmaktan

Hatırla Ey Başbakan! Ecdadımızı

Veziri demedi mi Sultan Yavuza

Söyle ey padişahım bileyim

Yaşayacak mıyım ölecek miyim?

Şimdi sana umut bağlamış on binler tek yürek yekvücut

Bir dudaktan çıkacak söze mi bağlı gelecek

Yoksa sözünüz Geleceğimizi inşa edecek?
Misafir tarafından; 05-09-2011 23:38 tarihinde yazıldı...
 
hak almak için başkasına verilmiş hakkı eleştirmek nasıl adalet yıllardır 4/b li çalışan öğretmen ve sağlık çalışanları ve daha niceleri yanlarındaa ynı işi yapıp da kadrolu çalışanlar için onlarıda 4/b li yapın demedi sadece bize kadro verin dedi ama siz bu gün kadro verilenlerin kadrolarını inceletiyorsunuz.