20 Kasım 2017, Pazartesi
Kurumlar arası naklen geçiş
Özel Dosyalar
15 Şubat 2014
16-02-2014 17:27:13
Devlet memurları , kurumlar arası naklen geçiş yapabilmek için çalıştıkları kurumun muvafakatine ihtiyaç duyarlar. Eşitlik, aile birliği, eğitim hakkı, vb Anayasal ilkelerin gözetilip gözetilmediği ve memurun öğrenim durumu ve kariyer olanakları çerçevesinde hizmet veriminin artıp artmayacağı, muvafakat verilmemesi işleminin yargısal denetimi açısından önemlidir...

Naklen atama; bir kamu kurumunda çalışan personelin farklı bir kamu kurumuna atanması işlemidir.
Daha dar ve teknik bir tanıma göre naklen atama;hâlihazırda bir kamu kurumunda görev yapan devlet memurunun diğer bir kamu kurumuna yine devlet memuru olarak atanması işlemidir.
 
Yapılan atama işlemi kişinin tabi olduğu personel rejiminin değişmesine neden oluyorsa bu atama işlemi naklen atama değildir. Diğer bir ifadeyle, 2802 sayılı Kanuna tabi çalışan hakimlerin ve savcıların, 2547 sayılı Kanuna tabi çalışan akademik personelin, 926 sayılı Kanuna tabi çalışan askeri personelin ve sözleşmeli personelin ve kamu işçilerinin,  “devlet memuru” kadrolarına atanmaları-dar anlamda-naklen atama işlemi değildir. Özetle bir devlet memurunu başka bir kurumdaki münhal devlet memuru kadrosuna atanması halinde naklen atama işleminden söz etmek mümkündür .

 Naklen Atama Prosedürü
 
Naklen atama işleminin çerçevesi 657 sayılı Kanunun 74. maddesinde düzenlenmiştir:“Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakati ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların isteği de şarttır.”
 
Kurumların doğrudan memurun görev yaptığı kuruma başvurarak süreci başlatması mümkün olmakla birlikte, uygulamada nakil süreci genel olarak; memurun çalışmayı arzu ettiği kuruma yazılı başvuru yapmak  veya kurumun açtığı sınava katılmak suretiyle iradesini ortaya koymasıyla başlar. Bünyesinde görev alınma talebiyle başvurulan kurumun, bu başvuruyu olumlu değerlendirmesi halinde, memurun hâlihazırda görev yaptığı kuruma başvurarak memurun naklen atanmasına muvafakat verilmesini talep eder. Memurun çalıştığı kurumun muvafakati alındıktan sonra naklen atanma işlemi gerçekleştirilir. Diğer bir ifadeyle üç tarafın müşterek rızası olmadan naklen atama işlemi gerçekleştirilemez.

Aday Memurların Durumu

657 sayılı Kanunun 54. maddesine göre devlet memurluğuna ilk kez atanlar bir yıldan az iki yıldan çok olmamak üzere “adaylık” hükümlerine tabi olurlar ve aday memur olarak adlandırılırlar. Yine aynı maddeye göre aday memurlar asaletleri tasdik olmadıkça naklen
atanamazlar.

Hüküm, aday memurların özellikle 36. Madde’ de sayılı kariyer mesleklere geçişini engellediği ve nitelikli personelin kariyer gelişimini kısıtladığı yönünde eleştirilmiş ve birçok davaya konu olmuştur. Devlet Personel Başkanlığı (DPB) istikrar kazanan bir mütalaasıyla hükmün uygulaması daraltılmıştır. Buna göre; 657 sayılı Kanunun 54.maddesinde geçen “nakil” ibaresinden memurun başka kurumlarda durumuna uygun bir kadroya sınava tabi tutulmaksızın naklen atanmasının anlaşılması gerekmektedir, sınav sonucuna göre yapılan atamalar sonucu yapılan nakiller 74. maddede geçen “nakil” anlamında değerlendirilmemektedir.

Aday memurların nakil işlemleri ancak sınav neticesinde gerçekleştirilebilir, bunun dışında aday memurların nakli mümkün değildir. Ancak sınav kazanmak suretiyle farklı bir kuruma atanmaya hak kazanan aday memurun nakli için çalıştığı kurumun muvafakatine yinede ihtiyaç duyulmaktadır. Özet olarak farklı bir kuruma sınav sonucunda atanmaya hak kazanan aday memur 54. madde hükmünden muafken 74. madde hükmüne tabidir.

Muvafakat Vermeme İşleminin İptali

Kamu kurumlarının memurlarının diğer bir kuruma yine memur olarak- nakline muvafakat vermemesi halinde nakil işleminin gerçekleşemeyeceğinden bahsetmiştik. Buna göre muvafakat vermek ya da vermemek kurumun takdirindedir ve muvafakat vermeme işleminin iptali istemi esas itibariyle idarenin takdir yetkisinin yargısal denetimi çerçevesinde incelenmelidir.
Anayasanın 125. maddesinde “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” hükmü gereğince mutlak ve sınırsız olmayan takdir yetkisinin kullanılması kapsamında gerçekleştirilen işlemler de yargı denetimine tabidir. Takdir yetkisinin yargısal
denetimi konusunda,zaman içerisinde idare hukuku ilkeleri çerçevesinde bir takım ölçütler gelişmiştir.
Şimdi genel olarak takdir yetkisi için uygulanan bu ölçütleri muvafakat vermeme işleminin iptali özelinde ele alalım:


Muvafakat vermeme işleminin geçerli bir sebebe dayanmaması


İdari işlemlerin kendilerinden önce gelen nesnel sebeplere dayanması gerekir. Muvafakat vermeme işleminin temel gerekçesi nakli düşünülen memurun hizmetine ihtiyaç  duyulmasıdır. Diğer bir ifadeyle idare nakline muvafakat vermediği personelin eksikliğinin
hizmetlerde aksamaya neden olacağını ileri sürmektedir. Ayrıca aynı konumda olan diğer  personele olumsuz yönde örnek oluşturacağı düşüncesi de muvafakat vermeme işlemine gerekçe oluşturabilmektedir. Bu noktada idarenin söz konusu personelin hizmetine ihtiyaç duyduğunu nesnel göstergelerle ortaya koyması gerekmektedir.
 
Örneğin, personelin üstlendiği görevin asgari kaç personel tarafından yürütülebileceği,aynı görevi üstlenen kaç personelin bulunduğu ve muvafakati istenen personelin eksikliğinin hizmet kus uruna yol açacağı nesnel verilerle ortaya konulmalıdır. Ayrıca yokluğu hizmetin aksamasına yol açacak personelin yerine aynı görevi üstlenecek yeni bir personelin kısa vadede temininin mümkün bulunmaması da önemli bir gerekçedir.

Anayasal ilkelere aykırılık:
 
Anayasada yer alan ilkeler, muvafakat vermeme işlemin iptaline yönelik yargı kararlarının gerekçelerinde sıkça karşımıza çıkmaktadır. Bu ilkelerden bazıları şu şekilde sıralanabilir:
 
Eşitlik  : Anayasamıza göre, “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar

Bu ilkenin memurlar açısından daha somut görünümü ise amirlerin, maiyetlerindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranması gereğidir. Eşitlik ilkesine, muvafakat vermeme işlemi özelinde baktığımızda yargı kararlarına iki boyutuyla etki ettiği gözlemlenmektedir:

-Aynı statüdeki personele önceden muvafakat verilmiş olması,
-Aynı gerekçe ile muvafakat talebinde bulunan personele benzer konumda bulunan personele
önceden muvafakat verilmiş olması.
 
Buna göre idare aynı statüde ve aynı gerekçeyle muvafakat vermiş ise aynı durumda olan personele muvafakat vermemesi kural olarak eşitlik ilkesine aykırılık teşkil eder.
Ancak bu iki işlem arasında süre bakımından makul bir yakınlık bulunması gerektiği düşünülebilir.
Eşitlik ilkesinin çoğunlukla iptal isteminde diğer gerekçeleri destekleyici bir ilke olarak işlev gördüğü gözlemlenmektedir.

Aile Birliği: Anayasanın 41. maddesine göre Devlet aile birliğini korumakla yükümlüdür . 
                Bu hüküm, memurların eşlerinin veya ana babalarının ikamet ettiği yerde görev yapmalarına olanak sağlayacak bir nâkile muvafakat verilmemesi işleminin iptalinde önemli bir dayanak oluşturmaktadır.

Eğitim:  Anayasanın 42. maddesinde, kimsenin eğitim ve öğretim haklarından yoksun bırakılamayacağı kurala bağlanmıştır. Farklı yönde kararlara rastlanmakla birlikte, memurun eğitim gördüğü yerde bulunan bir kadroya geçmelerine muvafakat verilmemesi işleminin iptalinde anılan madde önemli bir gerekçe oluşturmaktadır.

 Kamu yararı ve hizmetin gereklerine aykırılık:

 
Her idari işlemin amacı kamu yararının teminidir, ancak bu yararın ne olduğu her hizmet özelinde tek tek incelenmelidir. Muvafakat vermeme işleminin, amacının hizmetin aksamasını engellemek olduğundan yukarıda bahsetmiştik.Ancak Danıştay kararlarına göre memurun,
- Daha üst bir göreve geçmesine,
-Öğrenimini gördüğü veya daha iyi kariyer olanaklarına sahip bir göreve geçmesine,
 
muvafakat verilmemesi işlemleri kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun değildir.

Buna göre kamu hizmetleri bir bütün oluşturduğundan memurun en verimli şekilde hizmet edeceğigörevde çalıştırılması kamu yararınadır.

Naklen atanma işlemine muvafakat vermeyen idarenin, nakli istenilen memurun hizmetine ihtiyaç duyduğunu nesnel verilerle ortaya koyması ve eşitlik ilkesi çerçevesinde hareket etmesi gerekir. Bunların noksanlığı muvafakat işleminin iptaline gerekçe teşkil eder.Diğer taraftan muvafakat verilmemesi işlemini dava konusu yapan memur, bu işlemin ihlal ettiği Anayasal ilkeyi ve/veya bu işlemin iptali –nakil işleminin gerçekleşmesi ile daha verimli şekilde hizmet edeceğini ve dolayısıyla işlemin iptalinin kamu yararına olduğu iddiasını somut verilere dayandırmalıdır.

NAKLEN ATAMA İŞLEM BASAMAKLARI

1- Geçiş yapılmak istenen kurumun personel /İnsan kaynakları genel müdürlüğüne/ daire başkanlığına, naklen geçiş yapılmak istediğine dair bir dilekçeyle başvurulmalıdır (Kurum bu başvuruya olumlu yanıt vermek zorunda değildir. Takdir hakkı vardır.

2- Geçiş yapılmak istenen kurum geçiş talebini kabul ederse, çalışılmakta olan kuruma muvafakat sorulacaktır.

3- Çalışılan kurumun muvafakat vermesi gerekmektedir.

4- Muvafakat verilirse, yeni kurum atama işlemini yapar.

5- Atamayı yapan kurum, çalışılan kuruma ilişik kesme yazısı yazar. (İlişik kesme yazısına rağmen, kurumlar bu yazıyı da bekletebilmektedirler. Kanunen, \"ilişik en geç 15 günde kesilir\" diye bir kural bulunmamaktadır)

6- Çalışılan kurum, ilişik keser. Kişiye tebliğ edilir. Tebliğ işleminden sonra, kurumdan ayrılıp atanılan kurumada göreve başlanılır.


Askeri Personel :

Subay-Astsubayların devlet memuru olarak kamu kurumlarına atanmak istemeleri halinde herhangi bir sınava girmelerine gerek yoktur. Askeriyedeki görevlerinden istifa etmiş olmaları şartıyla kamu kurumlarının açık olan kadrolarından durumlarına uyanlarına başvurabilirler. Ancak, başvurularının olumlu sonuçlanıp sonuçlanmaması başvurdukları Kurumun yetkilisine bağlıdır ve 10 yılı tamamlamadan Subay ve Astsubayların istifa etme hakları yoktur. Erken istifa durumunda tazminat ödemek zorundadırlar…

926 sayılı TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU

Madde 112 – (Değişik: 26/3/1982 - 2642/15 md.)
Muvazzaf subay ve astsubaylar subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen 10 yıl hizmet etmedikçe istifa edemezler.(1)
Astsubaylıktan subay olanlar hakkında bu yükümlülük astsubay çavuşluğa nasıp tarihinden itibaren hesap edilir.

(22/5/2012 tarihli ve 6318 sayılı Kanunun 47 nci maddesi ile bu fıkrada yer alan “15 yıl” ibaresi “10 yıl” şeklinde değiştirilmiştir)

Bu durumda 10 yıllık hizmeti tamamlamadan ayrılmak durumunda tazminat ödeme zorunluluğu vardır.

İstifa edip tazminat ödendiğinde uygun bir kamu kurumuna yeniden açıktan atanmak için talepte bulunula bilinir.

Ancak Kamu kurumları talebe olumlu cevap vermek zorunda değildir.
Bir diğer yol ise istifa sonrası KPSS sınavı ile merkezi yerleştirmelerde bir kamu kurumuna atanmaktır.

Uzman Erbaşların Devlet Memurluğuna Atanma

Devlet Personel Başkanlığın Kamu Personeli Genel Tebliği ( Devlet Memurluğuna Alınma)


24.5.2013 tarihli ve 28656 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından hazırlanan Kamu Personeli Genel Tebliği (Seri No:4) ile yürürlükten kaldırıldı.

Kamu Personeli Genel Tebliğinde önceki tebliğde yer alan aşagıdaki hususlara yer verilmedi. DPB ca yapılan açıklamada;657 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan atamalara ilişkin mülga Tebliğde yer alan açıklamalarımızın hak doğurucu bir işlem gibi algılanması, bu kapsamdaki atamaların dayanağı gibi değerlendirilmesi ve yargı mercilerinde dava konusu edilmesi sebebiyle yeni Tebliğde bu hususlara yer verilmemiştir. denildi

 Yürürlükten kaldırılan tebliğde yer alan madde:

6.Diğer Personel Kanunlarına Tabi Olanların Devlet Memurluğuna Alınmaları

 

         657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92 \'ci maddesinde “657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, bos kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler.” hükmü yer almaktadır.

        Bu hüküm çerçevesinde, en az iki yıl çalışmış olup da görevlerinden kendi istekleriyle çekilmiş bulunan veya görev süreleri sona eren;

        -926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanuna tabi subay ve astsubayların,

        -4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi sözleşmeli subay ve sözleşmeli astsubayların,

        -3466 sayılı Uzman Jandarma Kanuna tabi uzman jandarmaların,

        -2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa tabi hakim ve savcıların,

        -2547 sayılı Yüksekögretim Kanunu ile 2914 sayılı Yüksekögretim Personel Kanununa tabi profesör, doçent ve yardımcı doçentlerin,

        657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak istihdamları; durumlarına uygun boş kadro bulunması ve hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde, başvuracakları kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunmaktadır


Uzman Erbaşların Devlet Memurluğuna Atanma

 

 

 

 

Düşük
 
Yüksek Toplam 8 oy
Misafir tarafından; 23-10-2017 15:00 tarihinde yazıldı...
 
Mrb ben saglik bakanliginda hemsireyim kamu hast birliginde calisiyorum ms tanisi kondu ve 100 metre sonra yardimsiz yuruyemuz diyor ilac raporumda bende bana 50 metre uzakliktaki toplum sagligina gecis yapmak istiyorum sag kolumda beceri kaybida var nasil bir yol izlemem gerek suan ucretsiz izindeyim
Misafir tarafından; 29-12-2016 13:31 tarihinde yazıldı...
 
yi günler ben öğretmenim memurluk için merkezi atamalar var eğer ben memur olarak herhangi bir kuruma atanırsam aday memur olduğum için 1-2 yıl beklemek zorunda mıyım? Şubat atasında sorun olur mu artık öğretmen kadrosu yok sözleşmeye tabii. Bu durumda benim istifa mı etmem gerekir? Geçiş yapamaz mıyım? ACİL OLARAK YARDIM EDEBİLCEK BİRİ VAR MI LÜTFEN ????
Misafir Hasan tarafından; 03-03-2016 14:34 tarihinde yazıldı...
 
GTHB Mehdi Bey döneminde kurumlararası nakillerde dilekçe ile başvuru yapılmayan TAGEM bünyesindeki Araştırma enstitülerine hem istekdışı kanunsuz atamalar yapılmış, hem de bu kanunsuz atamalar neticesinde; TaGEM'in mevzuatları doğrultusunda uygulanmakta olan talimatlar kapsamında;Araştırma Enstitülerinde çalşıp ta Araştırmacı özelliklerini taşımayan ve Araştırmacı statüsünü kazanamayan teknik personelin hem yönetmeliklere uygunsuzlukluk durumları, hem performans kriterlerine ters düşen durumları görmezden gelinmiş, süregelen sureçte araştırmacı olmayanlar; sırf kadrosu Enstitülerde tutulsun diye haince tertiplenmiş keyfi inatlara maruz bırakılmış ve zoraki halde enstitülerde tutularmuştur.Dolayıyısla,bu ortamları yaşayan personelin psikolojik bozukluklar yaşamasına zemin oluşturulmuş ve istemdışı mağduriiyetler yaşamasına sebebiyet verilmiş ve durum kazananı olmayan bir nefret savaşı halini almıştır.zararın neresinden dönülürse kardır kanaati ve inancıyla gereğinin yapılacağını umarak bekliyor ve yanlışlıkların düzeltilmesi için yetkilileri bir an önce başka kurbanlar olmasın diye göreve davet ediyorum.Bir insana yapılabilen en büyük işkence; istekdışı zevk almadan istemediği bir yerde emekliliğn sonuna kadar çalışmak zorunda bırakılmasıdır.İvedilikle kesin çözümün gereken sonuca ulaştırılmasıı dileğiyle duyrulur.Bu tür atamaların gerekçeleri ve yasal dayanaklarının neler olduğu,kaynağının nereye dayandığı hukuki anlamda gerek mevzuatlar kasamında gerekse etik ve performans yönetmelikleri ile konunun çözüme kavuşturulamama halinde mevcut durumların sürme sebeblerinin gerekçeleri açık ve net şekilde izah edilmelidir.
Misafir tarafından; 18-02-2016 16:33 tarihinde yazıldı...
 
Arkadaşlar kolay gelsin.içişleri bakanlığına geçmek için tüm işlemleri yaptım.Dilekçem içişleri bakanlığında bekliyor.Kurumlar arası geçiş yapmak için başbakanlıktan izin almak mı gerekiyor.Bu şu anlama mı geliyor.Kurumlar arası geçiş ya çok zor yada tamamen imkansız.Bilgisi olan arkadaşlar paylaşsın Yorumlarınızı bekliyorum.
Misafir tarafından; 27-12-2015 13:24 tarihinde yazıldı...
 
2008 yılında yapılan KPSS puanım ile 2009 Temmuz ayından itibaren Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde Antrenör Kadrosunda çalışmaktayım. Formasyon aldım. Milli Eğitim Bakanlığına Beden Eğitimi Öğretmeni olarak nasıl geçebilirim, tesekkürler
Diğer Haberler


Şimdi Google'da Beğen, Arama Sonuçlarında En İyi Sonuçları Daha Kolay Bul!