CEVAPSIZ KALAN SORULARINA CEVAP İSTEYEN 5393’LÜLER

Sayın Nazlı ILICAK, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Sayın Özer KONTOĞLU ile yazışmalarınızı köşenize koymuşsunuz, size öncelikle teşekkür etmek isteriz. Fakat 5393 Belediye kanununun 49. maddesi gereğince çalışan bizler, tam anlamı ile ifade edilemediğimizi, sayın müsteşarlarımızınsa bu konuya tam anlamıyla vakıf olmadıklarını üzülerek görmekteyiz.
kral tarafından; 17-09-2011 16:48 tarihinde yazıldı...
 
Arkadaşlar hükümet şuan bizi 4/b li görmüyor ve kadroya geçilmesi ile ilgili bir çalışmasıda şu an yokmuş...İsteyen ilgili bakanlıklardan bilgi edinebilir..Bana ilgili bakanlıktan gelen mail böyle...Yani biz belediyedeki sözleşmeli personeller artık Başbakanın takdirine kaldık..İsterse kanun çıkar..Ama bu konuda bizim ve sendikalarımızın konuyu sürekli kamuoyu önüne sürmemiz gerekli...Yoksa tarih olup gidecezz....Şunun şurasında 12 aya ne kaldı...Sözleşmem yenilenmezzse işsizim....Bu arada seçim öncesi 4-b ve 4-c lilere kadro sözü veren diğer parti liderleri şimdi neredeler acaba??
Misafir tarafından; 16-09-2011 11:49 tarihinde yazıldı...
 
kardeşimizin yazdığı yazı gerçekten çok güzel.aynen katılıyorum.inşallah sayın başbakanımız bizlerin sesine de söz verdiği gibi sözünde durur.duracağınada inanıyorum.konuyu inşallah sendikalar bizler bürokratlar sıcak tutar
Misafir tarafından; 07-09-2011 22:46 tarihinde yazıldı...
 
Her seçim dönemi meydanlardan sözler verilir halkıma Pandora’nın Kutusunda ki umut aşılanır yüreklere. Bu umutlar yaşatır zaten insanı, bu umutlar dik durdurur yaşanılan onca acıya, hukuksuzluğa…

Bir feryattır kopup gidiyor, dostlar arasında

Milyonlarca liralık ihaleler hazırlayan, yazan, çizen… On binlerce Mühendis, Mimar, Tekniker… Avukat’ın feryadı yankılanıyor kulaklarımda.

DUYUYOR MUSUN?

Milyonlarca liranın altına imza atabilmek bir siyasi görüşün el değiştirmesiyle işsiz kalabilmek. Hak, hukuk, izan bunun neresinde?

Kimlerden mi söz ediyorum?

5393 Sayılı Belediye Kanunu’ nun 49. Maddesine göre Kadro bekleyen,

İşini kaybetme korkusuyla yatağına giren, haksızlığa uğrayan, horlanan, dışlanan, psikolojisi bozulmuş on binlerden bahsediyorum

Başbakanımızın söz verdiği, Katıldığı TV programlarında onlara umut aşıladığı teknik personelden, yani;

SÖZLEŞMELİ PERSONELDEN

Düşünün bir kere;

Müteahhitle uğraşan bir meclis üyesinin dosyası Fen İşlerinin İmar Müdürlüğünde çalışan Bu sözleşmeli Personelimizin önüne gelse, O arkadaş ne yapmalı sizce?

Önüne koyulan dosyaya hangi gözle bakmalı?

Kendinin kaderini belirleyecek Meclis üyesinin gözünden mi, yoksa hakkın, hukukun gözünden mi?

Bu olay çok ama çok elzem …

Hem sözleşmeli Personelin hem de Vergilerimizin geleceği birkaç dudaktan çıkacak sözlere teslim edilemez, daha doğrusu edilmemeli. Bu devran böyle gitmemeli…

Sayın Başbakan Sözleşmeli Personelimize söz verdi. Bu işi seçimden önce veya seçimden sonra halledeceğine dair.

Şimdi O Personel, o sözün karşılığını bekliyor, Sayın Başbakan.

“Söz Uçar, Yazı Kalır” derler.

Şimdi soruyorum Söz uçacak mı yoksa, Bunca Teknik Personelin hakkı Yiğide mi teslim edilecek?

Malumunuz, Başbakan şiirler okudu bunca yıl meydanlarda sırf bir şiir yüzünden atılmadı mı demir parmaklıklar arkasına.

Şimdi Sözleşmeli Personeliniz bir şiirdir tutturmuş ben vesile olayım, şiiri size aktarayım. Belli mi olur Sayın Başbakan bir gün gelir bu şiiri de okursunuz meydanlarda

Sen hiç korktun mu, aşsız kalmaktan

Korktun mu hakkın önünde boynu bükük olmaktan

Milyonlarca Liralık Projelerin altına imza atıp,

bir sözle derdest olmaktan

Hatırla Ey Başbakan! Ecdadımızı

Veziri demedi mi Sultan Yavuza

Söyle ey padişahım bileyim

Yaşayacak mıyım ölecek miyim?

Şimdi sana umut bağlamış on binler tek yürek yekvücut

Bir dudaktan çıkacak söze mi bağlı gelecek

Yoksa sözünüz Geleceğimizi inşa edecek?
Misafir tarafından; 05-09-2011 23:38 tarihinde yazıldı...
 
hak almak için başkasına verilmiş hakkı eleştirmek nasıl adalet yıllardır 4/b li çalışan öğretmen ve sağlık çalışanları ve daha niceleri yanlarındaa ynı işi yapıp da kadrolu çalışanlar için onlarıda 4/b li yapın demedi sadece bize kadro verin dedi ama siz bu gün kadro verilenlerin kadrolarını inceletiyorsunuz.