18 Kasım 2017, Cumartesi
Akademisyen anlatır, öğretmen öğretir ise..
Site Webmaster
Hürrem Şatıroğlu

Akademisyenler önemli insanlar.

Ama açıkçası öğretmenlere daha fazla önem veriyorum.

Ayırımı yaptığım nokta, öğretmek ile anlatmak arasındaki farktan kaynaklanıyor.

Hatalı olma riskine rağmen de genelleme yaparak bakıyorum konuya.

Akademisyen, (genellenmiş haliyle) üniversitede girer derse (eğer kendi girerse), anlatır ve çıkar.

Öğrenmek, öğrencinin görevidir.

Her branşta değil, çoğunlukla böyle.

Öğretmen ise ilkokul, ortaokul ve lisede, şimdi bir de anaokulu varmış, alır karşısına çocuğu, tek tek, çizgi çizgi harf harf, kelime kelime, rakam rakam öğretir.

O yüzden, konu YGS sınavı olunca meseleye akademisyenlerin değil, öğretmenlerin gözüyle bakmanın doğru olacağını iddia eder durumdayım.

Eğer öğretmenler, en azından benim dinlediğim ve aralarında bazı eski arkadaşlarımın bulunduğu öğretmenler, “Sınav kitapçığında hata var ya da yok, bu sınav sistematiği, metodolojisi baştan yanlış, sırf bu nedenle iptal edilmeli, bütün kurallara ve baştan sona pedagojiye aykırı” diyorsa, konu kapanmıştır.

Bir diğer yön; yaklaşık 1.7 milyon insanın katıldığı her iki cinse açık bir sınavda, hem kadın hem erkek ismi olarak kullanılan isimler dahilken (unisex), sıfır hatayla bir okula sadece kız öğrencileri toplama ihtimali ‘yok’a yakındır.

Eğer bu iş iki, dahası üç okulda birden oluyorsa, olanaksızlık ciddi ölçekte yükselecektir.

İmkansız denilemez.

Çok yakınında durur.

O zaman göz ardı edilir..

Türkçesi, imkansızdır.

İki yanlış bir doğru etmez.

Bir yanlış ile bir doğrunun, doğru edeceği kesin değildir.

İki doğrunun ise bir doğru edeceğini ispat edemezsiniz.

İnanmıyorsanız deneyin.

Yani..

Burada birisi, cinsiyet formasyonu oluşturup bir halt karıştırdı.

Bilgim tabi net değil..

Tahminim, o haltı karıştıranların iyice azıttığı..

Kimsenin ekmeğiyle oynamak iyi değildir.

Ama alın o adamları görevden;

İstifaya mahal vermeden.

Boşuna tartışıyorsunuz.

Düşük
 
Yüksek Toplam 16 oy
Yazarın Diğer Makaleleri