18 Kasım 2017, Cumartesi
Beyanname mi Bildirim mi ?
Orhan POLAT
Ramazan Aktaş

Vergi beyannameleri, belirli hesap dönemleri itibariyle elde edilen gelirler ile söz konusu gelirlerden vergi kanunlarının izin verdiği ölçüde indirilen gider, indirim ve istisnaları gösteren özet hesap belgeleridir.

Vergi bildirimleri ise, mükelleflerin vergi beyannamelerinde göstermiş olduğu gelir ve giderlere ait bilgileri gösteren istatistiki bir cetveldir. Bildirim de amaç mükellefin faaliyet gösterdiği sektörün karlılığı ile sektördeki ortalama finansal performansının ölçülmesi, elde ettiği gelirler ile yapmış olduğu giderlerinin, vergi beyannameleri ile tutarlılığını ve ticari faaliyet gösteren mükelleflerin vergi eğilimini tespit etmek, vergiye uyumunu sağlamaktır.

Vergi bildirimleri, çeşitli sektörlerde ticari faaliyet gösterenlerin vergiye karşı tutumunu yansıtması bakımından çok değerli bilgiler taşır. Bildirimler, mükellefin ticari faaliyetlerindeki karlılığı, yaptığı giderlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, gelirlerini gizlemek için sahte belge kullanıp kullanmadığını saptar dolayısıyla sektörel bazda faaliyet gösteren mükelleflerin elde ettiği hasılatı kayıt ve beyan dışı bırakıp bırakmadığına dair bilgiler sunar. Riskli mükelleflerin vergiye karşı davranışlarını belirler ve böylece sektörel bazda vergi kaçıran mükelleflerin tespit edilmesine yardımcı olur.

Özellikle son yıllarda gelir idaresi, vergi beyannameleri için gösterdiği hassasiyeti artık vergi bildirimlerine göstermeye başlamıştır. Öyleki hem 213 sayılı V.U.K.’un mükerrer 355 inci maddesinde  hem de aynı kanunun ilgili tebliğlerinde söz konusu bildirimleri vermeyenler ile eksik yada yanıltıcı bir şekilde bilgi verenler hakkında V.U.K. Mük. md. 355 ‘e göre birinci sınıf tüccar ile serbest meslek erbabına için 1490 YTL, ikinci sınıf tüccar, defter tutan çiftçi ve basit usul mükellefler için 680 YTL ile bunlar dışında kalanlar için 320 YTL özel usulsüzlük cezası öngörülmektedir. Görüldüğü üzere bildirimin verilmemesi veya eksik yada yanıltıcı bir şekilde bilgi verilmesi durumunda vergi mükelleflerine hayli yüklü bir ceza uygulaması getirilmiştir.

Söz konusu ceza uygulaması ile gelir idaresinin vergi bildirimlerine ne kadar önem verdiğini görülmektedir. Elbetteki, vergi sistemimizde vergilendirme, beyan esasına göre yapılmakta ve uygulama da bu şekilde sürdürülmektedir ayrıca  vergi bildirimleri, mükellefin imzalayarak bağlı olduğu vergi dairesine verdiği vergi beyannamelerini ikinci plana itmez.

Diğer yandan, mükellef tarafından yapılan vergi beyanlarının doğruluğu ve gerçekliği hakkında, gelir idaresinin de bazı tespitler yapması ve bu tespitler doğrultusunda mükellefin vergi denetimine alınmasına itiraz edilemeyeceği tabidir. Dolayısıyla vergi bildirimlerinde yer alan bilgilerin eksiksiz olması ve doğruluğunun sağlanması noktasında gelir idaresinin caydırıcı önlemler almasından daha doğal bir şey olamaz. Ancak verilecek bildirimler nedeniyle, gelir idaresi ve mükellefler arasında bir ihtilafa neden olmayacak şekilde düzenlemelerin yapılması çok önemli bir durumdur. Bu noktada vergi bildirimleri ile ilgili olarak, yapılacak düzeleme ile düzenlemeye muhalefet edilmesi nedeniyle uygulanacak cezalar ihtilafa yer bırakmayacak şekilde vergi kanunlarında açık bir şekilde gösterilmelidir.

Sonuç olarak şu unutmamalıdırlar ki beyan esasına göre vergi beyanın da bulunan  mükellefler için vergi beyannameleri ne derece önemli ise gelir idaresi içinde vergi bildirimleri o derece de önem arz eder.

Vergi mükelleflerinin, gelir idaresince vergi bildirimleri nedeniyle tenkit edilememesi için vergi bildirimlerine gereken ehemmiyeti göstermesi büyük önem taşımaktadır.

Düşük
 
Yüksek Toplam 0 oy