20 Kasım 2017, Pazartesi
Memurların Hastalık Raporu Esasları
Site Editörü
Editor

5510 sayılı Kanun sonucu 15.01.2010\'dan itibaren 657 sayılı Kanundaki tedavi yardımı hakkını düzenleyen maddelerin yerine genel sağlık sigortası hükümleri geçerlilik kazanmıştı. Ancak memurların ve 399 sayılı KHK\'ye tabi sözleşmeli personelin sağlık raporu uygulamasına ilişkin düzenlemenin yapılmaması bu konuda bir boşluk doğurmuştu. İşte bu boşluğu giderecek düzenleme olan “Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”geç de olsa çıkmış bulunuyor. Uygulama sağlık yardımı bakımından genel sağlık sigortasına dahil edilen 657 sayılı Kanuna tabi memurların geçişten sonraki hastalık raporu ve 6111 sayılı Torba Kanunla dzüenlenen yenilenmiş refakat izni haklarını düzenliyor.

Hastalık Raporlarında Yeni Esaslar

Buna göre memurların hastalık raporları, 5510 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatında belirtilen usûl ve esaslar çerçevesinde kendilerini tedavi eden kurum tabipliği, aile hekimliği veya SGK ile sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenebilecek.

Aile hekimi ve kurum tabiplerinin vereceği raporlar da tek hekim raporu kapsamında değerlendirilecek.

Memurlara tek hekim raporu ile bir defada en çok 10 gün rapor verilebilecek. Önceki Yönetmeliğe göre tek hekim 20 güne kadar rapor verebiliyordu. Raporda kontrol muayenesi öngörülmüş ise kontrol muayenesi sonrasında tek hekim tarafından en çok on gün daha rapor verilebilecek. Önceki uygulamaya göre resmi ve özel hekim bulunmaması ve hastanın tıbbi sebeplerle veya ulaşım şartlarının elverişsizliği yüzünden hekim veya sağlık kurulu olan bir yere gönderilememesi halinde, sağlık memuru, hemşire ve ebeler 7 güne kadar rapor verebiliyordu, artık veremeyecekler.

Kontrol muayenesi sonrası hastalığın devam etmesi sebebiyle verilecek hastalık raporlarının 10 günü aşması durumunda bu raporun sağlık kurulunca verilmesi zorunlu bulunuyor. Ancak o yerde sağlık kurulu bulunan SGK ile sözleşmeli bir sağlık hizmet sunucusu bulunmaması ve hastanın tıbbî sebeplerle sağlık kurulu bulunan SGK ile sözleşmeli sağlık hizmet sunucusuna nakline imkân bulunmaması hâlinde tek hekimler en çok on gün daha hastalık raporu düzenleyebilecekler. Raporda nakle engel olan tıbbî sebeplerin hekim tarafından belirtilmesi zorunlu olacak. Bu şekilde tek hekim tarafından düzenlenen hastalık raporlarının geçerli sayılabilmesi için, bunların İl Sağlık Müdürlüğünün belirleyeceği sağlık kurullarınca onaylanması gerekecek.

SGK ile sözleşmesi bulunmayan sağlık hizmeti sunucuları tarafından verilen ve istirahat süresi on günü geçmeyen raporlar, SGK ile sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu hekim tarafından, istirahat süresi on günü aşan raporlar ise SGK ile sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulunca onanması halinde ancak geçerli sayılacak.

Eski uygulamada olduğu üzere memurlara bir takvim yılı içinde tek hekim tarafından verilecek raporların toplamı 40 günü geçemeyecek. Bu süreyi geçen hastalık raporlarında sağlık kurulu şartı bulunacak. Tek hekimlerin değişik tarihlerde düzenledikleri hastalık raporlarında gösterdikleri zorunluluk üzerine yıl içinde toplam 40 gün hastalık izni kullanan memurların, o yıl içinde bu süreyi aşacak şekilde tek hekimlerden aldıkları ilk ve müteakip raporların geçerli sayılabilmesi için bunların resmî sağlık kurullarınca onaylantılması uygulaması devam edecek.

Hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi gerekiyor.

Gerekli usûl ve esaslara uyulmaksızın alınan hastalık raporu alan memura bu durum yazılı olarak bildirilecek. Bu bildirim üzerine memurun bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelmesi gerekiyor. Bildirim yapıldığı hâlde görevlerine başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında disiplin işlemi yapılabilecek.

Hastalık izni verilebilmesi için hastalık raporlarının, geçici görev ve kanunî izinlerin kullanılması durumu ile acil vakalar hariç, memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucularından alınması zorunlu bulunuyor. Yani yasal bir izinde değilse görevli bulunmadığı bir şehirden sağlık raporu alamayacak.

Acıl durumlar dışında da hastalık raporlarının fenne aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunması hâlinde, memur hastalık izni kullanıyor sayılmakla birlikte sonucuna göre işlem tesis edilmek üzere Sağlık Bakanlığınca belirlenen ve memurun bulunduğu yere yakın bir hakem hastaneye sevk edilebilecek.

Yurtdışında Hastalananların Raporu

Yurt dışında sürekli görevli memurlar ile geçici görevle veya bilgi ve görgüsünü artırmak, staj yapmak gibi sebeplerle yurt dışına gönderilen ya da yıllık izinlerini yurt dışında kullanırken hastalanan memurların hastalık raporları ilgili ülkenin mahallî mevzuatına göre düzenlenecek.

Yurt dışında tek hekim veya sağlık kurulları, ilgili ülkenin mahallî mevzuatında tespit edilmiş süreler dâhilinde hastalık raporu düzenleyebilecekler. Ancak bu şekilde alınan raporlara dayalı olarak birinci fıkradaki süreler dâhilinde hastalık izni verilebilmesi için raporun ve raporda belirtilen sürelerin o ülke mevzuatına uygunluğunun dış temsilciliklerce onaylanması zorunlu olacak.


Uzun Süreli Hastalıklar

Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde 18 aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise 12 aya kadar izin verilebilecek. Azamî izin sürelerinin hesabında, aynı hastalığa bağlı olarak aralıklarla kullanılan hastalık izinleri de iki izin arasında geçen sürenin bir yıldan az olması kaydıyla dikkate alınacak. Yani örneğin uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa tutulmuş bir memurun 18 aya kadar hastalık izni verilebilen bu hastalıkla ilgili olarak aldığı 1 yıllık rapordan sonra en az 1 yıllık bir süre geçmişse bu boşluktan sonra aynı hastalıkla ilgili ikinci defa alacağı (6 ay veya 1 yıl gibi) uzun süreli bir rapor o memurun emekliliğe sevk edilmesini gerektiren bir rapor olmayacak. Bu hüküm yeni bir hüküm ve bu mevzudaki boşluğu tanımlayarak doldurmuş oluyor.

İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, ilk süre (12 aysa 12 ay, 18 aysa 18 ay) kadar uzatılacak. Bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanacak. Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri de hastalık iznine ait 12 veya 18 aylık bu sürelerin hesabında dikkate alınacak.

Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memurun iyileşinceye kadar izinli sayılacağı hususu zaten 6111 sayılı Torba Kanunla 25.02.2011\'den itibaren 657 sayılı Kanuna eklenmişti.

Memurun Refakat İzni

6111 sayılı Torba Kanunla memurlara Refakat İzni yeniden düzenlenerek netleştirilmişti. Aylık ve özlük hakları korunacak biçimde Refakat İzni verilebilmesi için memurun;

  • Bakmakla yükümlü olduğu ana, baba, eş ve çocuklarından birinin,
  • Bakmakla yükümlü olmamakla birlikte refakat edilmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocuklarıyla kardeşlerinden birinin,

ağır bir kaza geçirdiğinin veya tedavisi uzun süren bir hastalığı bulunduğunun sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şart.

Refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda;

  • Refakati gerektiren tıbbî sebeplerin,

  • Refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunup bulunmadığının,

  • Sürekli ve yakın bakım gerekip gerekmediğinin,

  • Üç ayı geçmeyecek şekilde refakat süresinin,

  • Varsa refakatçinin sahip olması gereken özel niteliklerin

yer alması gerekiyor.

Refakat izni gerekli görülmesi hâlinde üç aylık süre aynı koşullarda bir katına kadar daha uzatılabilecek.

Aynı kişiyle ilgili olarak aynı dönemde yalnızca bir memur refakat izni kullanabilecek ve bu sürenin toplamı 6 ayı geçemeyecek.

İzin süresi içinde refakati gerektiren durumun ortadan kalkması hâlinde memurun iznin bitmesini beklemeksizin göreve başlaması gerekiyor, böyle bir durumda “Nasıl olsa 3 ay izin aldım” deyip işe gitmeme hakkı bulunmuyor.


Şevket TEZEL

Düşük
 
Yüksek Toplam 3 oy
Yazarın Diğer Makaleleri